Dövmenin Tarihçesi

Dövmeler, dövme sanatçısı olarak adlandırılan bir sanatçının elleriyle hayata geçirilen duygusal, fiziksel ve zihinsel bir ifadedir. Bir tasarımın cilt üzerinde şaşırtıcı ve mükemmel bir şekilde yakalanması için, söz konusu başarıyı gerçekleştirebilmek adına becerinin yanı sıra bazı malzeme ve koşulların da gerekli olduğu bilinmektedir. Ancak bu her zaman böyle olmadı ve bunu anlamak için dövmelerin kökenine geri dönmemiz gerekiyor. Dövmenin tarihçesi hakkında merak edilenlere göz atalım.

Bu uygulama binlerce yıl önce ortaya çıktı ve o zamandan beri, ona verdiği anlamın dışında uygulayan ve dövme yaptıran açısından da sürekli değişime uğradı. Dövmelerin kökenini açıklamak, bu sanatın neden şimdi böyle olduğuna dair daha net bir fikir verecektir.

Dövmenin Tarihçesi Nedir?

Dövmenin Tarihçesi

Dövmeler uzun zamandır insanlara eşlik ediyor. O kadar ki bedenleri bu çizimlerle dolu mumyalar bile keşfedildi. Bu, geçmişte bu sanatın varlığının yeterli kanıtı değilse, dövmelerin gerçekleştirilmesi için gerekli bazı unsurların resimli temsillerinin de keşfedildiğini söylemeliyiz. Bu da yöntemlerin ve araçların o zamanlar zaten bilindiğini ima ediyor.

Dövmelerin başlangıç ​​tarihi çok karmaşıktır. Çünkü diğer her şeyde olduğu gibi dövme hususunda da başlangıç ​​tarihi çok belirsizdir. Bununla birlikte, bu yeni ifade biçiminin Batı’da tanıtıldığı an bilinmektedir. Tahiti’deki bir keşif gezisinden dönüşünde bu yeni akımı beraberinde getiren kişinin James Cook adında bir İngiliz olduğu kesindir. James Cook, gezisi sırasında mürekkebi insanların derisine iletmek için farklı keskin aletlerin nasıl kullanıldığını gördü ve böylece belirli çizimler yaptı. Ülkesine döndükten sonra o topraklarda işittiği ve “tau-tau” tabirinden gelen bu eyleme “Dövme” kelimesini uygun buldu. Batı’daki dövmelerin kökeninin bu olduğu söylenebilir.

Dövmenin Tarihçesi Hakkında Diğer Detaylar

Dövmenin Tarihçesi

Evrim ve teknolojik ilerleme, dövme söz konusu olduğunda bizi çok fazla acıdan kurtardı. Tarihteki ilk dövmelerde bu uygulamanın nasıl yapıldığına bağlı olarak çok kan dökülebiliyordu ve buna ek olarak dövme işlemi dayanılmaz acılara neden oluyordu.

O dönemlerdeki insanların sahip oldukları dövme makinesi, temelde, ucuna siyah mürekkebin bulaştığı ve kişinin derisine nüfuz eden doğal merhemlerle yapılmış keskin bir nesneydi. Ne hız, ne sağlıklı koşullar, ne kimyasal dezenfektanlar, ne anestezik kremler, ne de artık vücudumuza dövme yaptırmamız için gerekli olduğunu düşündüğümüz lükslerin çoğu yoktu. İşlem o zamanlarda daha uzun sürüyordu. O koşullarda uygulama hızı çok yavaştı ve dövmeyi yaptıran, kültürü ve dini dövmeyi gerektirdiği için bu acıya katlanmak zorundaydı.

Buna ek olarak, dövme iyileşme süreleri neredeyse tamamen kişinin vücudu tarafından mürekkebin kabulüne bağlıydı. Çünkü iyileşmeyi destekleyen kremler veya dezenfektanlar ve doğanın sağladığı bitki ve yağlardan oluşturulan doğal merhemlerin kullanımı yoktu. Vücut söz konusu iyileşmeden direkt olarak sorumluydu.

Tarihteki ilk dövmeleri yaptırmaya cüret eden cesurlar, bu mürekkebi ve tutku dünyasını günümüze taşıdıkları için şüphesiz tüm şanı hak ediyorlar.

Yorumlar

  • Henüz yorum yok.
  • Yeni yorum yap